![]() | |||||||||||||||||
| |||||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARReklam
|
Değişen Paradigma ve Aydınlar
06 Mart 2010, 01:30 Aydınlanma çağından bu yana genel kanı İnsan ile doğa arasında ki ilişkinin üst yapıyı oluşturan devletin paradigması ne olursa olsun belirleyici olduğudur.İnsan ile Doğa arasında ki ilişki ise üretim ilişkilerinin temelini oluşturur.
Bu kanı uzunca bir süre devam etti.Fakat 1980 yılından itibaren sosyal bilimciler ve felsefeciler toplumu çözümlemede tek etken olarak gördükleri üretim ilişkilerininde temelinde yatan olguyu;BİLİMSEL DEVRİMLERİ sesleri daha gür çıkarak savunmaya başladılar.
Bilgi Toplumuna doğru yönümüzü çevirdiğimiz günümüzde,üretim ilişkilerinin toplumu çözümlemede bilimsel devrimlerin bir sonucu olarak insan-doğa etkileşiminde birincil olarak rol oynadığı kabul görüyor.Dolayısı ile topluma yön veren asıl etken BİLİMSEL DEVRİMLER'in gerçekleşmesi.
Bir bilimsel devrim olan Newton paradigmasının toplumsal mekanizmaya en üst kademede yansıması Aydınlanma Çağı'nın temellerini oluşturdu.
Aydınlanma Çağı'nın temellerini atan bilimsel devrimin üretim ilişkilerine yansıması EMEK-SERMAYE ikilemini doğurdu.Emek-Sermaye çelişkisini aşmak için çeşitli yöntemler geliştirildi.Bunlardan ilki Keynesçi politikalardı.İkincisi işçi ve burjuva sınıfını ve dolayısı ile emek-sermaye ikilemini aşmak için önemli bir aşama olan Frederick Taylor'un yönetim ve işgücü hakkındaki ilkelerinin Henry Ford tarafından iş hayatına uygulanışı,emek-sermaye çelişkisini neredeyse bir uzlaşmaya çevirdi.Bu uzlaşma 1980 yılına kadar ideolojik alanda ''bireyselliği'' benimseyen devletlerde sürdü.
1980 yılından itibaren üretim ilşkileri günümüzde halen devam eden değişim sürecine girdi.Buna neden olan en büyük etken ise KUANTUM MEKANİĞİ ile gelen bilimsel devrim.
Biraz toplum olarak düşünmeye ihtiyacımız var...
Dünya değişiyor...
Eski paradigmalar ile yeni çağın toplumsal işleyişi açıklanamaz duruma geliyor...
Bu durumda Türkiye'yi yönetenler neler yapıyor?
Aydınlanma çağı içerisinde gelişerek günümüze kadar gelen tüm kurumları yıpratarak,demokrasinin tüm getirilerinin sıfırlandığı,feodal çağa özgü sürüleşmiş,dikta ile yönetilen,PADİŞAH SULTASI peşindeler!
Bir yanda Aydınlanmacı görüşleri bilimsel devrimler ile daha ileriye dönük yeni bir aşamaya; ''BİLGİ TOPLUMUNA'' geçmeye hazırlanan Dünya.Diğer yanda tüm İslam ülkelerini aynı çatı altında toplayarak Aydınlanmacı görüşlerin getirisini reddeden,feodal çağa özgü sürüleşmiş bir birlik yaratma peşinde savaşan yönetici sınıf ve FİKREN BAĞIMSIZ MİLLETLERİN gelişim sürecini,kendi toplumlarının refahı için çalışan işbirlikçiler ile birlikte durdurmak isteyen A-KA-PE iktidarı.
Bu durumu nasıl aşmak gerekiyor?
Bence böylesi durumlarda bir toplumu düzlüğe ulaştıracak en çok ihtiyaç duyulan sınıf o toplumun AYDINLARIDIR.Toplumumuzda malesef ihtiyaç duyulan aydınlar geçmişimizde işbirlikçiler ve onların ulusumuzdaki ayak takımı beraberinde KATLEDİLDİLER.
Fakat unutulmamalıdır ki Devrim Şehitlerini yaratan bu toplumsal mekanizma,yenilerini üretmeye devam edecektir!
Tüm devrim şehitlerimizin ruhları şad olsun... Bu haber 263 defa okunmuştur.
|
VİDEO ARA |
|||||||||||||||
|
Sitede yayınlanan haberler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.Köşe yazarlarının ve sitede yorum yazanların sorumlulukları kendilerine aittir. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||